23 Haziran 2008 Pazartesi
Amin evlatlarım
'kahrolsun Amerika'diye ses duyarlar. Etrafa bakınırlar ve sesin bir
papağandan geldiğini görürler.
Bunun uzerine Iraklı bakkal amcaya 'bu papağanı buradan yok et yarın
geldiğimizde görürsek seni mahvederiz'derler.
Askerler gittikten sonra bakkal amca kara kara düşünmeye başlar çünkü
papağan kuşunu çok sevmektedir. Derken aklına cami imamlarının papağanı
gelir. Hemen imamın yanına koşar başından geçenleri anlatır ve 'Hocam eğer
sakıncası yoksa papağanları değişelim'der Hoca kabul eder ve değişim
gerçekleşir. Ertesi gün işgalci Amerikan askerleri gelir, papağanı görürler
ve kızarak :'biz sana bunu yok edeceksin demedikmi? '
Amca bu papağan o değil desede inandıramaz.
Sivri zekalı askerin biri ben şimdi anlarım bunun dünkü papağan olup
olmadığını der ve papağanın tekrarlamasını umarak bağırır:
'Kahrosun Amerika!!
ses çıkmyınca bakkal amca dahil hep birlikte bağırmalarını söyler:
-Kahrolsun Amerika!
(ses yok)
-Kahrolsun Amerika!
(ses yok)
-Kahrolsun Amerika!
papağan dile gelir
-Amin evlatlarım.....)))
Gayboldim
çekmeye gitmiş. İşte köy köy
dolaşacaklar, ahalinin halini, günlük yaşamını anlatacaklar.
-Bir köyde yaşlı bir amca bulmuşlar, sohbeti
kuvvetli. "Amc demişler''
-Sen bize en mutlu günlerinden birini
anlat, biz de kaydedelim. Âlem
görsün ne mutlu günleriniz var!"
Amca başlamış;
-Bi gün Hamdo'nun eşegi
gayboldi. Daga gittik, eşegi
aradık,aradık. Eşegi bulduk, çok sevindik. O
sevinçle hepimiz eşegi
s ...."
-Yönetmen bir panik atlamış,
-Kes, kes, kaydı kes!"
Amcaya dönmüş
-Aman amca ne yapıyorsun? Hiç öyle hikâye olur
mu? Eşekli filan. Sen bize başka mutlu bir hikâyeni anlat"
Amca başlamış;
-Bi gün Memo'nun garisi gaybodi.
Daga gittik, gariyi aradık.
Gariyi bulduk, çok sevindik. O sevinçle
hepimiz..."
-Aman aman Amca, anlaşıldı! Sen boşver mutlu
hikâyeleri, sen en iyisi bize
En üzüldüğün hikâyeyi anlat!"
-Bi gün daga gittim gayboldim!
Beşiktaş
- Ne oldu neden yüzünüz gülmüyor
diye sorar.
Takım arkadaşlarından biri,
- Ne olsun böyle bir takımla oynamak zorunda kaldığımız için
canımız sıkkın,
der..
Bunun üzerine Sergen:
- Pekala çocuklar, hadi siz gidin kadıköy'ü gezin, ben tek başıma
sahaya çıkar oynarım,
der..
Ve takım çocuklar gibi sevinerek stattan çıkıp Kadıköyü gezmeye giderler.. Maç başladıktan 10 dk sonra Beşiktaş takımı stada döner, skor; Beşiktaş 1 - Fenerbahçe 0.. e tabi bu durumda daha da bir keyiflenirler ve tekrar dışarı çıkar gezmeye başlarlar..
Maç bittikten sonra stada döndüklerinde, maçın 1-1 bittiğini görürler, FB
adına Ortega, 85. dakikada bir gol atmıştır.. Takım arkadaşları hemen
Sergen'e koşarlar ve onu coşkuyla tebrik ederler..
Ama Sergen üzgündür.
- Özür dilerim arkadaşlar, sizi mahçup ettim,
der.
- Olur mu öyle şey,
der Beşiktaş takımı,
- Sen koskoca bir takımla tek başına oynayıp yenilmedin, daha ne olsun..
- Ama,
der Sergen, 12. dakikada kırmızı kart görmüş olmam gerçekten benim
için utanç vericiydi.
Akvaryum
-"Ya abi nedir bu mantik?".Adam da anlatmak için sorularina baslamis.
A: Senin akvaryumun var mi?
T: Vaar.
A: O zaman sen hayvanlardan hoslaniyorsun.
T: Eveet
A: Sen hayvanlardan hoslandigina göre insanlardan da hoslanirsin
T: Dogru.
A: Insanlardan hoslandigina göre kadinlardan da hoslanirsin
T: Haklisin.
A: Demek ki sen i.ne degilsin. Bak iste buna mantik derler.
Temel mantigi ögrendi ya köye gidince soruyorlar:
Köylü: Yav ne ögrendin ABD'de?
T: Mantik.
Köylü: Hadi yaa. O ne ki?
T: Dur anlatayim.Akvaryumunuz var mi?
Köylü: Yook.
T: O zaman hepiniz i.nesiniz.
Bir İyi Bir Kötü
Öksürük İlacı
Temelin Vasiyeti
- Yahu pizum Temel nasil öldi?
- Kalpten cittu, dediler.
- Vasiyetu filan var miydu?
- Var idu. "Beni denize gömün" demis idu.
- Cömdünüz mü?
- Cömdük amma, mezarinu kazarken çok kayip verduk...
Aritmatik Deli
Karıştırmadın
-Havuza şeker attım ama tatlı olmadı.. Arkadaşı:
-Karıştırmadınki salak!
Kendini Fare Zanneden Hasta
-"Söyle bakalım; sen insan mısın, fare misin?" Adam gülümsemiş:
-"Doktor bey, o günleri geride bıraktım. Elbette ki ben bir insanım." Doktorlar, içleri rahatlayarak:
-"Tamam o zaman, artık burada kalmana gerek kalmadı", demişler ve çıkış belgelerini uzatmışlar. Birkaç dakika sonra, gruptaki doktorlardan biri bahçeye çıktığında, adamı bir ağacın arkasına saklanır halde görmüş.
-"N'oldu yahu? Sıkılmadın mı buradan, çıksana, git özgürlüğün tadını çıkar!"
-"İyi de doktor bey, orada bir kedi var!"
-"Eee, ne olmuş kedi varsa; hani sen artık bir fare olmadığını biliyordun?"
-"Ya doktor bey, ben fare olmadığımı biliyorum da; kedi benim fare olmadığımı nereden bilecek?"
Zeytin Testi
Delidir Ne Yapsa.....
22 Haziran 2008 Pazar
Salak Erler
İki çavuş iddaya girer hangimizin eri daha salak diye. İlk çavuş erini çağırır ve der ki;
- Oğlum al şu 10 milyonu git bana bir araaba al. Er:
- Başüstüne çavuşum der gider.
İkinci çavuş çağırır erini:
- Olum git bak bakayım ben evdemiyim der.
Er:
- Başüstüne çavuşum der çıkar.
Bu iki salak er çarşıda karşılaşırlar, erlerden biri:
- Yahu bende bir çavuş var o kadar salak ki bana para verdi git bana araba al diye lan keriz bugün pazar arabayı nerden bulayım..
Diğer er:
- Yahu benim ki daha salak yok gidip kendisi evdemiymiş değilmiymiş diye bakacakmışım be ey lavuk yanında koskaca askeriyenin telefonu var evi arada sorsana...
Paraşüt Eğitimi
İki acemi er paraşüt eğitimlerini tamamladıktan sonra ilk
atlayışları için havalanırlar. Makul seviyeye geldiklerinde komutanları son kontrolleri yapıp:
- "Atladıktan bir süre sonra paraşütün sağ
tarafındaki ipi çekin, paraşütleriniz açılacaktır. Şayet açılmazsa hiç telaşa kapılmayın, sol tarafta yedek bir ip var onu çekin, sorun kalmaz. İndiğinizde sizi bir jip bekliyor olacak; sizi karargaha geri götürecek."
Askerler korkarak da olsa atlamışlar. Heyecanla sağ taraftaki iplerine asılmışlar.. Tık yok. Biraz da korkuyla sol taraftaki iplere asılmışlar, paraşütler yine açılmamış... Çok sinirlenen asker:
- "Bu komutanın hiçbir dediği çıkmıyor; dur bakalım, aşağıda jip de yoksa o zaman görüşürüz onla!"
Bilo ile Sülo
Bilo ile sulo askerde nobettelermiş sulonun çişi gelmiş ve yakınlarda bir ağaç ın dibine salaya sallaya yapmaya başlamış birden bir yılan cıkıp sülo'nun aleti ısırıp kacmış sülo oldugu yere yılıp başlamış bagımaya biloooo yetiş bilo bilo koşarak gelmi sormuş ne oldu sulo diye suloda anlatmış olanları bilo hemen telsizin başına gidip komutanına haber vermiş arkadaşım süloyu yılan ısırdı ne yapmam gerekiyor diye komutanı da ısırdıgı yeri em em tukur yoksa arkadaşın ölür diye cevap vermiş bilo kosarak arkadası sülonun yanına giderek acıyan gözlerle bakarken sülo merakla ne oldu komutan ne dedi diye sormuş biloda öleceksin sülo
Cemal Askerde
-Savaşta siperdesin, sağ taraftan düşman askeri geldiğini gördün. peki ne yaparsın?
Cemal heyecanla cevap verir:
-Hemen çevirir silahımı üzerlerine ateş açarım komutanım. Komutan tekrar sormuş.
-Peki, karşıdan geliyorsa?
-Karşıya ateş açarım, komutanım.
-Arkadan geliyorsa ? deyince komutan, Cemal dayanamamış:
-Komutanım, bu ordunun bir askeri ben miyim da
Asker Mektubu
Temel askerdedir fakat kimi kimsesi yoktur ve birgün Temel cumhurbaşkanından harçlık istemek için bir mektup yazar ve mektubu göndermesi için çavuşa verir çavuş da temel hiç mektup göndermezdi acaba kime yazmiş diye merak eder ve mektubu okur mektupta temel cumhurbaşkanından 20 milyon harçlık istediğini okuyunca temele acır ve cebindeki 15 milyonu zarfa koyup Temel'e verir ve Temel parayı alınca bir mektup daha yazar çavuş yine mektubu okur ve mektup da şöyle yazar SAYIN CUMHURBAŞKANIM PARA İÇİN SAĞOLUN AMA BUNDAN SONRA BANKA HESABIMA YATIRIN ÇÜNKÜ BİZİM İBNE ÇAVUŞ PARANIN 5 MİLYONUNU YEMİŞ
Politikacı
Çocuk eve gelir ve odasına gider.Babası oğlunun hareketlerini takip etmektedir.Çocuk masanın üzerindeki parayı alır cebine koyor.arkasından elmayı alır ve yemeğe başlar ve son olarak anayasa kitapçığına şöyle bir bakarak sayfalarını karıştırıp bir köşeye atar.Baba karar vermiştir.Oğlu politikacı ollacaktır.....
Dayak Yiyen Boksör
-Aferin evladım çok iyi gidiyorsun.Adamı iyi dövdün,deam et...
-İkinci raunt başlamış.Boksör başlamış dayak yemeğe.Raunt bittiğinde antrenörü:
-Çok iyi dövüştün bravo.Adamı öyle dövdün ki neredeyse devirecektin.Devam et iyi gidiyorsun...
-Üçüncü raunt başlamış.Bizim boksörün kaşı açılmış,dudağı patlamış,burnundan kanlar gelmeye başlamış.Ring ortasında serildi serilecek.Neyseki gong imdadına yetişmiş.Perişan bir şekilde nefes alırken antrenörü:
-Aferin evlat bu raund da çok iyiydin.Adamı perişan ettin,az kalsın ring ortasına seriyordun.Çok iyi dövdün perişan ettin,bravo..
-Hocam , adamı çok iyi dövdüm,perişan ettim değilmi?
-Evet,evet adamı perişan ettin iyi dövdün...
-Hocam,madem ben adamı çok iyi dövüp,perişan ediyorum....
peki ama biride beni dövüyor...O kim?..
Manav
Küçük manav çırağı,ufak el arabasına kavun yüklemiş,yokuştan güçlükle çıkıyordu.Yoldan geçen bir adam,çırağa yardım etti ve arabayı yokuşun başına çıkarttılar.Adamcığaz yüzündeki terleri silerken sordu:
-Senin ustan nasıl bir adam böyle?Hiç bukkadar kavun yüklenir mi?... Ben bunu götüremem demedin mi?
Dedim ama...
-Aması ne?..
-Elbette bir budala çıkar,sana yardım eder.Dedi.....