23 Haziran 2008 Pazartesi

Amin evlatlarım

Üç Amerikan askeri Iraklı bir amcanın bakkalına girerler alış veriş yaparken
'kahrolsun Amerika'diye ses duyarlar. Etrafa bakınırlar ve sesin bir
papağandan geldiğini görürler.

Bunun uzerine Iraklı bakkal amcaya 'bu papağanı buradan yok et yarın
geldiğimizde görürsek seni mahvederiz'derler.

Askerler gittikten sonra bakkal amca kara kara düşünmeye başlar çünkü
papağan kuşunu çok sevmektedir. Derken aklına cami imamlarının papağanı
gelir. Hemen imamın yanına koşar başından geçenleri anlatır ve 'Hocam eğer
sakıncası yoksa papağanları değişelim'der Hoca kabul eder ve değişim
gerçekleşir. Ertesi gün işgalci Amerikan askerleri gelir, papağanı görürler
ve kızarak :'biz sana bunu yok edeceksin demedikmi? '
Amca bu papağan o değil desede inandıramaz.
Sivri zekalı askerin biri ben şimdi anlarım bunun dünkü papağan olup
olmadığını der ve papağanın tekrarlamasını umarak bağırır:
'Kahrosun Amerika!!
ses çıkmyınca bakkal amca dahil hep birlikte bağırmalarını söyler:
-Kahrolsun Amerika!
(ses yok)
-Kahrolsun Amerika!
(ses yok)
-Kahrolsun Amerika!

papağan dile gelir
-Amin evlatlarım.....)))

Gayboldim

-Bir TV kanalı Güney Doğu illerine belgesel
çekmeye gitmiş. İşte köy köy
dolaşacaklar, ahalinin halini, günlük yaşamını anlatacaklar.
-Bir köyde yaşlı bir amca bulmuşlar, sohbeti
kuvvetli. "Amc demişler''
-Sen bize en mutlu günlerinden birini
anlat, biz de kaydedelim. Âlem
görsün ne mutlu günleriniz var!"
Amca başlamış;
-Bi gün Hamdo'nun eşegi
gayboldi. Daga gittik, eşegi
aradık,aradık. Eşegi bulduk, çok sevindik. O
sevinçle hepimiz eşegi
s ...."
-Yönetmen bir panik atlamış,
-Kes, kes, kaydı kes!"
Amcaya dönmüş
-Aman amca ne yapıyorsun? Hiç öyle hikâye olur
mu? Eşekli filan. Sen bize başka mutlu bir hikâyeni anlat"
Amca başlamış;
-Bi gün Memo'nun garisi gaybodi.
Daga gittik, gariyi aradık.
Gariyi bulduk, çok sevindik. O sevinçle
hepimiz..."
-Aman aman Amca, anlaşıldı! Sen boşver mutlu
hikâyeleri, sen en iyisi bize
En üzüldüğün hikâyeyi anlat!"
-Bi gün daga gittim gayboldim!

Beşiktaş

Beşiktaş ekibi maç saatine yakın stada girerler.. stada takımdan ayrı gelen Sergen, takımın motivasonunun çok düşük olduğunu görür, suratlar asıktır,
- Ne oldu neden yüzünüz gülmüyor
diye sorar.
Takım arkadaşlarından biri,
- Ne olsun böyle bir takımla oynamak zorunda kaldığımız için
canımız sıkkın,
der..
Bunun üzerine Sergen:
- Pekala çocuklar, hadi siz gidin kadıköy'ü gezin, ben tek başıma
sahaya çıkar oynarım,
der..
Ve takım çocuklar gibi sevinerek stattan çıkıp Kadıköyü gezmeye giderler.. Maç başladıktan 10 dk sonra Beşiktaş takımı stada döner, skor; Beşiktaş 1 - Fenerbahçe 0.. e tabi bu durumda daha da bir keyiflenirler ve tekrar dışarı çıkar gezmeye başlarlar..
Maç bittikten sonra stada döndüklerinde, maçın 1-1 bittiğini görürler, FB
adına Ortega, 85. dakikada bir gol atmıştır.. Takım arkadaşları hemen
Sergen'e koşarlar ve onu coşkuyla tebrik ederler..
Ama Sergen üzgündür.
- Özür dilerim arkadaşlar, sizi mahçup ettim,
der.
- Olur mu öyle şey,
der Beşiktaş takımı,
- Sen koskoca bir takımla tek başına oynayıp yenilmedin, daha ne olsun..
- Ama,
der Sergen, 12. dakikada kırmızı kart görmüş olmam gerçekten benim
için utanç vericiydi.

Aslan

Birgün iki kuzen aslan avına çıkar. kuzenler akşama kadar aslan aralar ama bulamazlar. Akşam tam dönerken karşılarına bi aslan çıkar.
Kuzenlerden biri çalıların arkasına saklanır ve diğerine ağaca cıkması söler.
Ağaca çıkanı aslan görür ve arkasından tırmanmaya başlar, ağaçtaki kuzen bağırırı:
- Lan vur şunu
diye.
Aşağıdaki kuzen, aslana nişan alır ve sıkar ama aslanı sol taşşağından vurur. Canı yanan aslan azimle tırmanmaya başlar.
yukardaki kuzen yine bağırır:
_ lan vursana şunuuuu
diye.
Aşağıdaki
- hah şimdi vurcam
der ve ateş eder.
Bu defa aslanı sağ taşşağından vurur.
Ağaçtalki kuzen iyice sinirlenir ve bağırır
- lan o.... çocuğu aslan beni si... meye değil yemeye geliyor yemeyeeee
diye.

Akvaryum

Temel ABD'ye gitmis ve bir adamla tanismis. Adamin meslegi ise mantikçilikmis.Temel sormus:

-"Ya abi nedir bu mantik?".Adam da anlatmak için sorularina baslamis.

A: Senin akvaryumun var mi?

T: Vaar.

A: O zaman sen hayvanlardan hoslaniyorsun.

T: Eveet

A: Sen hayvanlardan hoslandigina göre insanlardan da hoslanirsin

T: Dogru.

A: Insanlardan hoslandigina göre kadinlardan da hoslanirsin

T: Haklisin.

A: Demek ki sen i.ne degilsin. Bak iste buna mantik derler.

Temel mantigi ögrendi ya köye gidince soruyorlar:

Köylü: Yav ne ögrendin ABD'de?

T: Mantik.

Köylü: Hadi yaa. O ne ki?

T: Dur anlatayim.Akvaryumunuz var mi?

Köylü: Yook.

T: O zaman hepiniz i.nesiniz.

Bir İyi Bir Kötü

Doktor hastasını telefonla arar ve hastasına bir kötü birde çok kötü haberi olduğunu söyler. Daha sonrada ilk önce hangisini söylememi istersiniz diye sorar. Hasta ilk önce kötü haberi duymak istediğini söyler. Doktor hastaya "Tahlillerinizi aldım ve ne yazık ki 24 saat ömrünüz kaldı." der. Hasta yıkılmıştır. Doktora sorar "Daha kötü haber ne olabilir ki ?" Doktor "Dünden beri sizi arıyorum ama telefonunuzu daha yeni düşürebildim."

Öksürük İlacı

Adamın biri çok kuvvetli öksürüyormuş, doktora gitmiş derdini anlatmış. Doktorda adama yanlışlıkla öksürük ilacı yerine müshil ilacı vermiş ve demiş ki:bir hafta boyunca yemeklerden sonra iç ve yanıma gel. Adam bir hafta sonra gelince doktor: Öksürüğün nasıl oldu deyince, adamda: Cesaret edipte öksüremiyorum ki,demiş.

Kavanoz

80'lik bir dede 20 lik bir genç ile evlenmiş. Bunlar bir çocuk sahibi olmak istiyorlarmış.(Tabiiki doktor başvurusuyla)Gitmişler doktora doktor demiş ki "Amca, baba olmak için deneme olarak şu kavanoza sperm akıtmanız lazım".Adam soyunma kabinine girmiş "ahhhhh uuhhhh"diye sesler gelmeye başlamış. Adam çırılçıplak olduğu için sadece kafasını dışarı çıkarmış "Doktor bey karımda buraya gelebilirmi ?'' demiş. Doktor tabiiki demiş. Karısı gitmiş yanına bu sefer hem adamdan hem kadından "aaaaahhh uhhhh"diye sesler gelmiş. Adam doktoru çağırmış “ Doktor bey yapamıyoruz! Sağ elimle denedim olmadı sol elimle denedim olmadı iki elimle denedim olmadı karım sağ eli ile denedi olmadı sol eli ile denedi olmadı hatta ağzı ile bile denedi olmadı , Doktor bey biz bu kavanozun kapağını açamıyoruz" :)))))))))))))))

Temelin Vasiyeti

Yolculuktan dönen Idris, kahvede oturanlara sordu :
- Yahu pizum Temel nasil öldi?
- Kalpten cittu, dediler.
- Vasiyetu filan var miydu?
- Var idu. "Beni denize gömün" demis idu.
- Cömdünüz mü?
- Cömdük amma, mezarinu kazarken çok kayip verduk...

Aritmatik Deli

Delinin biri yolun kenarındaki uçurumda durmuş aşağıya bakarak "13, 13, 13...." diye söyleniyormuş. Oradan geçen biri, delinin ne yaptığını merak etmiş, yanaşarak " ne yapı...." diyemeden deli onu birden uçurumdan aşağıya atıvermiş ve devam etmiş "14, 14, 14......"

Karıştırmadın

İki deli havuzun başında oturuyorlarmış.Biri kalkıp havuza şeker atmış.Havuzdan bir yudum almış ve tükürmüş.Arkadaşına:
-Havuza şeker attım ama tatlı olmadı.. Arkadaşı:
-Karıştırmadınki salak!

Kendini Fare Zanneden Hasta

Kendisini fare zannettiği için ailesi tarafından bir akıl hastanesine yatırılan adam, birkaç yıllık bir tedavinin ardından; iyice kendine gelmiş. Doktorlar, artık taburcu etmeyi düşündükleri hasta ile son bir görüşme yaparak,iyileştiğinden emin olmak istemişler. Adama sormuşlar:
-"Söyle bakalım; sen insan mısın, fare misin?" Adam gülümsemiş:
-"Doktor bey, o günleri geride bıraktım. Elbette ki ben bir insanım." Doktorlar, içleri rahatlayarak:
-"Tamam o zaman, artık burada kalmana gerek kalmadı", demişler ve çıkış belgelerini uzatmışlar. Birkaç dakika sonra, gruptaki doktorlardan biri bahçeye çıktığında, adamı bir ağacın arkasına saklanır halde görmüş.
-"N'oldu yahu? Sıkılmadın mı buradan, çıksana, git özgürlüğün tadını çıkar!"
-"İyi de doktor bey, orada bir kedi var!"
-"Eee, ne olmuş kedi varsa; hani sen artık bir fare olmadığını biliyordun?"
-"Ya doktor bey, ben fare olmadığımı biliyorum da; kedi benim fare olmadığımı nereden bilecek?"

Zeytin Testi

Akıl hastanesinden iki deliyi salıvereceklermiş. Doktorlar kendi aralarında "Şunlara son bir test yapalım da görelim akılları başlarına gelmiş mi" demişler. Bunun üzerine iki deliyi bir masa basına çağırmışlar. Masanın üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canlı hamamböceği dökmüşler ve "Buyrun beyler, yiyiniz." demişler.Delilerden bir tanesi hemen zeytinlere saldırmış, ötekisi araya girmiş, "Önce kaçanları yiyelim, öbürleri nasıl olsa duruyor!"

Delidir Ne Yapsa.....

İki deli hastaneden kaçmaya karar verirler gece olunca planı yapıp kaçarlar ve ertesi gün hastaneye tekrar dönerler arkadaşları sorar neden kaçtınızda tekrar geldiniz? Deliler cevap verir bugün provasını yaptık yarın kaçacağız derler...:))

Havuz

Doktor akıl hastahanesine havuz yaptırmış. Deliler buna çok sevinmişler;o kadar sevinmişler ki hemen havuza dalmaya başlamışlar,360 dalanlar,balıklama dalanlar. Doktor hastalarının birinin yanına yanaşmış''Havuzu nasıl buldunuz ?''diye sormuş. Deli de çok beğendiklerini,havuzun harika olduğunu söylemiş. Doktor da ''İyii.Yarın da havuza su dolduracaaz.!!''demiş

Bir Test

Akıl hastanesinden iki deliyi salıvereceklermiş. Doktorlar kendi aralarında. "Bunlara son bir test yapalım da görelim akılları başlarına gelmiş mi ?"demişler. Bunun üzerine iki deliyi bir masa başına getirmişler. Masanın üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canlı hamamböceği dökmüşler ve "Buyurun beyler, yiyiniz." demişler. Delillerden bir tanesi hemen zeytinlere saldırmış,ötekisi araya girmiş, "Önce kaçanları yiyelim, öbürleri nasıl olsa duruyor!"

5 Şişe Kola

Akıl hastanesinde bir gün bir hasta bakıcıyı yanına çağırır. "Bana çabuk 5 şişe kola getir" der. Hasta bakıcı buna kızar ve hastaya beş tokat atar ve "al işte kolalarını" der. Aradan zaman geçtikten sonra yine aynı hasta, bakıcıyı yine çağırır. Bu sefer hasta bakıcıyı tokatlar."Bakıcı ne oluyor?" der. Hasta cevap verir. "Şişeleri getirdim abi".

BomBa

Bir tımarhanede deliler ayaklanır ve binanın orta bahçesini işgal ederler. Hiçbiride dağılmaz. Bunun üzerine doktorlar toplanarak yönetmeliği açarlar ve aynısını uygulamaya karar verirler. Yönetmeliye göre bir doktoru çırılçıplak soyar delilerin içine atarlar. Doktor içeri girince * BOMBAAA * diye bağırır. Bunu gören deliler doktoru tuttukları gibi camdan dışarı atarlar. Bunun üzerine doktorlar tekrar toplanır ve konuşurlar. Bu işte bir yanlışlık vardır. Delilerin hepsinin dağılması gerekmektedir. Yeniden denerler. Bir doktoru daha soyup içeri atarlar ve oda * BOMBAAA * diye bağırır. Deliler onu da tuttukları gibi camdan dışarı atarlar. Başhekim en sonunda bir de ben deniyeyim der ve soyunup delilerin arasına girer ve * BOMBAAA * diye bağırır. Bunun üzerine bütün deliler kaçışır ve binayı ve orta bahçeyi terk ederler. Doktorlar merak eder ve biraz akıllı olanlarından toplayarak bu durumu sorarlar. Niçin siz ilk iki doktor girdiğinde binayı boşaltmadınız da son başhekim girdiğinde boşaltınız? derler. Delilerde "İlk giren iki bombanın fitili uzundu ama son giren bombanın fitili kısaydı zamanımız yoktu içerde patlamasın diye böyle yaptık" derler.

Jim ile Mary

Jim ile Mary akıl hastanesinde iki hastadır. Bir gün hastanenin yüzme havuzunun etrafında dolaşırken Jim aniden suya atlayıp en dibe batar. Bunu gören Mary hemen ardından atlar ve dibe kadar yüzüp Jim'i kurtarır. Tabii Mary'nin bu kahramanca davranışı hastanede olay olur. Bunu duyan başhekim de Mary'nin artık iyileştiğini düşünüp, hastaneden derhal taburcu edilmesi emrini verir. İşlemler yapılır, belgeler çıkartılır, Başhekim ayni gün Mary'nin yanına gider:
-Mary, sana bir iyi bir de kötü haberim var. İyi haberim, yaptığın kahramanca davranıştan ötürü anladık ki akli dengen tamamen yerinde ve böylece hastanemizden taburcu oluyorsun. Kötü habere gelince, kurtardığın hasta, Jim, intihar etmiş. Az önce odasının banyosunda kendisini asmış bulundu.
- Mary gayet sakin yanıt verir: “O intihar falan etmedi ki. Ben onu astım kurusun diye. “

Kime Görüneyim

Nasrettin Hoca evlenmeye niyetlenir. Eş,dost bir hatuncağızı öve öve öve göklere çıkarırlar.
-Şöyle huylu!
-Böyle soylu!
-Dünyalar güzeli... Hoca'nın gönlünü çelerler. Evlenirler. Zifaf gecesi yüz görümlüğünü veren Hoca, gelinin duvağını kaldırır. Aman Allah'ım! Çirkin bir gelin. Gelin hanım, kocasına sadakatim göstermek için:
-Hoca efendi, akrabalarından kime görüneyim, kime görünmeyeyim? diye sorar. Hoca şaşkın:
-Aman hatun, bana görünme de kime görünürsen görün... der

Şakayı Sevmem

Nasrettin hoca pazarda dalgın yürüyormuş.etrafındaki esnafları seyrediyor.bu sırada ensesine bir tokat geliyor. Hoca tökezlemiş bir kaç adım sendelemiş neyse toparlanıp sinirli bir şekilde arkasını dönmüş. Bir bakmış ki hocanın 2 katı hayvan gibi bir adam. Hoca durmuş bir yutkunmuş önce,sonra:
- bana senmi vurdun? demiş adama. Adam:
- ben vurdum lan ne olacak demiş. Hoca:
- sakadan mı vurdun ciddiden mi? demiş Adam:
- ciddi vurdum napacan?! Hoca:
- Aman aman, öyle olsun... Cunku şakadan hiç hoşlanmam da.

Allahın Hikmeti

Nasrettin hoca bir gün köyden şehre giderken yorulmuş tarlanın kenarındaki Ceviz ağacının altında dinleneyim demiş.Şöyle bir etrafına bakınıp ağacın altına uzanmış. Ve şöyle düşünmüş.Ey Allah'ım gücüne sual olmaz amma,incecik kabak sapında kocaman kabak var, koskocaman ağaçta küçücük ceviz var, bu nasıl iş deyip uykuya dalmış.Ağaçtan bir ceviz hocanın kafasına düşüvermiş.Ve kafada ceviz büyüklüğünde bir şiş olmuş. Hoca hiddetle uyanmış ve Yarabbi sen en iyisini bilirsin demiş. Simdi o kabak ağaçta olsaydı benim halim ne olurdu.

Hoca nın Hanımı

Nasrettin Hoca'ya dert yanıyorlar: __Yahu Hoca senin hanım çok geziyor. Hoca:Olur mu canım? O kadar gezse arada bir bizim eve de uğrar

Sen biliyordun değil mi

Nasreddin hocanın iki karısı varmış biri diğerinden daha genç ve güzelmiş. Tekneyle gezintiye çıkmışlar karıları hoca demiş biz göle düşsek önce hangimizi kurtarırdın?
-Hoca yaşlı karısına dönmüş “ Hanım sen biraz yüzme biliyordun değil mi? “ demiş.

22 Haziran 2008 Pazar

Salak Erler

askerİki çavuş iddaya girer hangimizin eri daha salak diye. İlk çavuş erini çağırır ve der ki;
- Oğlum al şu 10 milyonu git bana bir araaba al. Er:
- Başüstüne çavuşum der gider.
İkinci çavuş çağırır erini:
- Olum git bak bakayım ben evdemiyim der.
Er:
- Başüstüne çavuşum der çıkar.
Bu iki salak er çarşıda karşılaşırlar, erlerden biri:
- Yahu bende bir çavuş var o kadar salak ki bana para verdi git bana araba al diye lan keriz bugün pazar arabayı nerden bulayım..
Diğer er:
- Yahu benim ki daha salak yok gidip kendisi evdemiymiş değilmiymiş diye bakacakmışım be ey lavuk yanında koskaca askeriyenin telefonu var evi arada sorsana...

Paraşüt Eğitimi

askerİki acemi er paraşüt eğitimlerini tamamladıktan sonra ilk
atlayışları için havalanırlar. Makul seviyeye geldiklerinde komutanları son kontrolleri yapıp:
- "Atladıktan bir süre sonra paraşütün sağ
tarafındaki ipi çekin, paraşütleriniz açılacaktır. Şayet açılmazsa hiç telaşa kapılmayın, sol tarafta yedek bir ip var onu çekin, sorun kalmaz. İndiğinizde sizi bir jip bekliyor olacak; sizi karargaha geri götürecek."
Askerler korkarak da olsa atlamışlar. Heyecanla sağ taraftaki iplerine asılmışlar.. Tık yok. Biraz da korkuyla sol taraftaki iplere asılmışlar, paraşütler yine açılmamış... Çok sinirlenen asker:
- "Bu komutanın hiçbir dediği çıkmıyor; dur bakalım, aşağıda jip de yoksa o zaman görüşürüz onla!"

Bilo ile Sülo

askerBilo ile sulo askerde nobettelermiş sulonun çişi gelmiş ve yakınlarda bir ağaç ın dibine salaya sallaya yapmaya başlamış birden bir yılan cıkıp sülo'nun aleti ısırıp kacmış sülo oldugu yere yılıp başlamış bagımaya biloooo yetiş bilo bilo koşarak gelmi sormuş ne oldu sulo diye suloda anlatmış olanları bilo hemen telsizin başına gidip komutanına haber vermiş arkadaşım süloyu yılan ısırdı ne yapmam gerekiyor diye komutanı da ısırdıgı yeri em em tukur yoksa arkadaşın ölür diye cevap vermiş bilo kosarak arkadası sülonun yanına giderek acıyan gözlerle bakarken sülo merakla ne oldu komutan ne dedi diye sormuş biloda öleceksin sülo

Cemal Askerde

Yeni asker olan Cemal'e komutanı sormuş :
-Savaşta siperdesin, sağ taraftan düşman askeri geldiğini gördün. peki ne yaparsın?
Cemal heyecanla cevap verir:
-Hemen çevirir silahımı üzerlerine ateş açarım komutanım. Komutan tekrar sormuş.
-Peki, karşıdan geliyorsa?
-Karşıya ateş açarım, komutanım.
-Arkadan geliyorsa ? deyince komutan, Cemal dayanamamış:
-Komutanım, bu ordunun bir askeri ben miyim da

Asker Mektubu

manzaraTemel askerdedir fakat kimi kimsesi yoktur ve birgün Temel cumhurbaşkanından harçlık istemek için bir mektup yazar ve mektubu göndermesi için çavuşa verir çavuş da temel hiç mektup göndermezdi acaba kime yazmiş diye merak eder ve mektubu okur mektupta temel cumhurbaşkanından 20 milyon harçlık istediğini okuyunca temele acır ve cebindeki 15 milyonu zarfa koyup Temel'e verir ve Temel parayı alınca bir mektup daha yazar çavuş yine mektubu okur ve mektup da şöyle yazar SAYIN CUMHURBAŞKANIM PARA İÇİN SAĞOLUN AMA BUNDAN SONRA BANKA HESABIMA YATIRIN ÇÜNKÜ BİZİM İBNE ÇAVUŞ PARANIN 5 MİLYONUNU YEMİŞ

Politikacı

Oğlunun mesleği hakkında endişelenen baba,oğlunun odasına bir elma,10 ytl para ve anayasa kitapçığı koyarak köşeye saklanmıştır.Eğer oğlu elmayı alırsa çiftçi,parayı alırsa tüccar yada finansçı,anayasa kitapçığını alırsa hukukçu olacaktır.
Çocuk eve gelir ve odasına gider.Babası oğlunun hareketlerini takip etmektedir.Çocuk masanın üzerindeki parayı alır cebine koyor.arkasından elmayı alır ve yemeğe başlar ve son olarak anayasa kitapçığına şöyle bir bakarak sayfalarını karıştırıp bir köşeye atar.Baba karar vermiştir.Oğlu politikacı ollacaktır.....

Dayak Yiyen Boksör

Bir boks maçında,boksör başlamış dayak yemeğe.İlk raund bittiğinde,antrenörü:
-Aferin evladım çok iyi gidiyorsun.Adamı iyi dövdün,deam et...
-İkinci raunt başlamış.Boksör başlamış dayak yemeğe.Raunt bittiğinde antrenörü:
-Çok iyi dövüştün bravo.Adamı öyle dövdün ki neredeyse devirecektin.Devam et iyi gidiyorsun...
-Üçüncü raunt başlamış.Bizim boksörün kaşı açılmış,dudağı patlamış,burnundan kanlar gelmeye başlamış.Ring ortasında serildi serilecek.Neyseki gong imdadına yetişmiş.Perişan bir şekilde nefes alırken antrenörü:
-Aferin evlat bu raund da çok iyiydin.Adamı perişan ettin,az kalsın ring ortasına seriyordun.Çok iyi dövdün perişan ettin,bravo..
-Hocam , adamı çok iyi dövdüm,perişan ettim değilmi?
-Evet,evet adamı perişan ettin iyi dövdün...
-Hocam,madem ben adamı çok iyi dövüp,perişan ediyorum....
peki ama biride beni dövüyor...O kim?..

Manav

Küçük manav çırağı,ufak el arabasına kavun yüklemiş,yokuştan güçlükle çıkıyordu.Yoldan geçen bir adam,çırağa yardım etti ve arabayı yokuşun başına çıkarttılar.Adamcığaz yüzündeki terleri silerken sordu:
-Senin ustan nasıl bir adam böyle?Hiç bukkadar kavun yüklenir mi?... Ben bunu götüremem demedin mi?

Dedim ama...
-Aması ne?..
-Elbette bir budala çıkar,sana yardım eder.Dedi.....

Hava Şovu

Adam bir havacılık şovunda gösteri yapan uçağa binme fırsatı buldu.Bir pilot,bir de o.Havada akrobasi yapıyorlar.Pilot birden derin bir pikeye daldı.Yeryüzü hızla uçağa yaklaşırken pilot adama döndü ve güldü;
-İddaya girerim,aşagıdakilerin yüzdeellisi şimdi uçağın düşeceğine inanıyordur?...
-Doğru ben de iddaya girerim ki,buradakilerin yüzdeelliside öyle düşünüyor.

Vasiyet

Adam avukatına -Vasiyetimi değiştirmek istiyorum!Ben öldükten sonra 3 ay içerisde karım evlenirse mirasımı kullanmaya hak kazansın.!!!
-Neden böyle bir değişikliğe gerek duydunuz?
-Benim ölümüme hiç olmazsa bir kişinin üzülmesini istiyorum da!!

Bush'un Ziyareti

Bush bir ilk okulu ziyaret eder.Çocuklara:
-Sorusu olan var mı der? ve küçük Bob söz alır.
-Benim 3 sorum olacak:
1-Seçimlerde daha az oy almanıza rağmen nasıl olduda başkan oldunuz?
2-Hiroşhima'ya atılan atom bombası sizce dünyanın en büyük terör faaliyeti değilmidir?
3-Hiçbir neden yokken neden Irak'a saldırmak istiyorsunuz?
Aniden zil çalar ve çocuklar tenefüse çıkarlar.Çocuklar geri döndüğünde bu sefer sözü Tom alır.Benim 5 sorum olacak:
1-Seçimlerde daha az oy almanıza rağmen nasıl olduda başkan oldunuz?
2-Hiroşhima'ya atılan atom bombası sizce dünyanın en büyük terör faaliyeti değilmidir?
3-Hiçbir neden yokken neden Irak'a saldırmak istiyorsunuz?
4-Bugün neden zil 30 dakka erken çaldı?
5-Bob nerede?

Bebek

Hastene de bir erkek bebek doğar.Bebeğin hiçbir fiziksel kusuru yoktur ama bir ssorunu vardır; doğduğu andan beri sürekli kahkahalarla gülmektedir...Anne ve babası şaşkın şaşkın bakarlar.Hemşire ve doktorlarda bir anlam veremezler..Bebek katıla katıla gülmektedir,gözlerinden yaş gelmektedir.Derken pediatriden biri gelir ve parmaklarının tam olup olmadığını görmek için bebeğin sımsıkı olmuş avcunu açar.Bebeğin neden bukadar güldüğü ortaya çıkar...Bebeğin avucunda bir doğum kontrol hapı vardır!!!

Ünüversiteli Gençler

4 tane ünüversite öğrencisi uyanamadıkları için matematik finaline geç kalırlar ve okula gidince hocaya arabalarının lastiğinin patladığını söylerler...
Hoca ilkbaşta inanmaz ama öğrencilerinin yalvarmalarına dayanamayarak 3 gün sonra sınav yapacağını söyler.
Sınav günü gelince hoca,4 öğrencinin hepsini boş bir salonun ayrı ayrı köşelerine oturtur.
Sınav geçme sistemi şöyledir:100 üzerinden 50 puan alan herkes sınavı geçebilir...Hocanın hazırladığı sınavda ise ön sayfada 10'ar puanlık 4 tane kolay matematik sorusu vardır.bunları kolayca çözerler.
Arka sayfaya geçtiklerinde ise 60 puanlık 1 soru vardır: "hangi lastik patladı"

Amerika

Amerikada adamın biri işine giderken birden anormal bir trafiğin içine düşer,ama trafik bir santim bile kipırdamamaktadır.
Bir süre sonra aracın yan camına birisinin takıldığını farkeder ve camı açar;
-Ne var acaba?
-Teröristler bushu yakalıdılar.Eğer 1 milyar dolar verilmezse,üstüne benzin döküp yakacaklarmış.
-Haa şimdi anladım bu trafiği ...
-Ya işte onun için ,herkesten biraz yardım topluyoruz.
-İnsanlar ne kadar veriyor ortalama olarak?
-Valla yaklaşık 5litre....

Korsan

Sahil kasabasındaki meyhaneye giren tek bacağı,tek kolu ve te gözü olmayan kara korsan müşterilerin hemen dikkatini çekmiş.
Tahta bacağını ileri doğru uzatıp kanca kolunu yanındaki iskemleye dayadıktan sonra içkisini yudumlayan korsana meyhanedekiler biraz hoşbeşten sonra merakla sormuşlar;
-Bacağını nerede kaybettin?
-Preveze deniz savaşında
-Ya kolunu?
-Düelloda...
-Peki ya gözüne ne oldu?
-Güvercin pisledi...
-Güvercin pislemesi gözü kör eder mi?
-Güvercin pislediği gün koluma kancayı yeni takmıştım.

Tiyatro

Tiyatroda,ünlü oyuncu rolü gereği uşaklarına bağırır.

-Atımı getirin! O sırada münasebetsiz bir seyirci "eşek olsa olmaz mı?" diye seslenir.Oyuncu hiç istifini bozmadan:

-Hay hay!Buyrun beyfendi!...

Temel Barda

Temel barda oturuyormuş,yanına bir kovboy gelmiş,parmağını şıklatmış,garson kafasına elma koymuş,kovboy bir kurşunla elmayı ikiye ayırmış ve I'm John demiş.Bir kovboy daha gelmiş,aynı şeyleri yamış ve I'm Smith demiş.
Temelin çok hoşuna gitmiş,oda parmağını şıklatmış,garson kafasına ceviz koymuş.Temel cevizi değil,garsonun kafasını uçurmuş ve I'm Sorry demiş.

Küçük Temel

Küçük Temel birgün babasına sorar:
-Baba hayvanlar her ay kürk değiştiriyormuş değilmi?Babası
-Evet oğlum ama sakın bunu annene söyleme!

Balıkçı Temel

Balıkçı Temel'e,bir müşteri hamsinin fiyatını sormuş.
-Beş yüz bin.
-Karşıdaki balıkçıda dört yüz bin.
-Sende git ordan al.
-Orada kalmamış,
-Bende de kalmasa,ben ikiyüze satarım.

Temel Yalan Makinesi

Zengin ağa eğlence için yalan söyleme yarışi düzenlemiş.Kazana yüz miyon verecek.Bir sürü adam gelmiş,hiç biri kazanacak yalanı söyleyememiş.Yarışmaya en son katılan Temel:
-"Benim babam sizin babanıza yüz milyon borç vermiş.Bana yüz milyon borcunuz var"demiş.
-"Yalan demiş ağa.
Temel:
-Yalansa en güzel yalanı söyledim,yüz milyonu verin,doğruysa babamın yüz milyonunu istiyorum.

Temel İle...

Temel ile Fadime birgün kavgaya tutuşmuşlardı.
Fadime bir ara:
"Herif!..,herif! Sen benum iyiluklerumi ödemek içun omuzlarunda taşımalisun"der
Temel bu sözleri duyunca bir soluk alı,ve:"İnşallah kari,Tanrı bana o günleri de gösterur"diye cevap verir.

Temel Fadime ile...

Temel ile Fadime bir dağ evinde yaşıyorlarmış.Dağda gazete olmadığı için Temel Fadimeyi hergün kasabaya gazete almaya gönderirmiş.Hergün gazete almaktan sıkılan Fadime'nin aklına bir fikir gelmiş.Kasabadan aynı gün aynı gazeteden on tane almış ve eve saklamış.Temel istedikçe gazeteleri vermiş.Dördüncü gün Temel karısını çağırmış.Fadime Temel'in bu oyunu anladığını zannetmiş ve korkarak Temel'in yanına giümiş.Tam kızacak diye düşünürken Temel şöyle demiş:
'Yahu şu dünyada ne aptal insanlar var.Dört gündür aynı adam aynı yerde aynı ağaca çarpıyor.'

Temel Kırktasiye...

Temel kırtasiyeye girmiş,tezgahtara:
-Pana pir roman lazum,demiş.
Kırtasıye tezgahtarı sormuş:
-Efendim ağır mı olun hafif mi?
Temel:
-Farketmez,nasul olsa arabam dışarudadur

Temel Duşda ...

Temel duş alamya girer,şampuanı saçlarına boşaltıpovalamaya başlar.Sırtını keselemeye gelen annesi sorar;
-Oğlum kafanı ıslatmıyacak mısın?..
Temel cevap verir:
-Yok anne bu şampuuan kuru saçlar içinmiş!..

Temel Uçakda

Temel uçakla yurt dışına gidiyor.Yanına bir Fransız,bir
bir İngiliz ve bir de Amerikalı var.Biraz sonra Fransız :
"intihar etmek istiyorum,bırakın beni" diye bağırmaya
baslar.Nedenini sorduklarında annesinin bir fahişe olduğunu haber aldığını söyler.Zor bela adamı intihar etmemesi için ikna ederler.Biraz sonra İngiliz intihar etmek ister,sebebi annesini bir arkadaşıyla yakalamış.Onu da güçlükle ikna ederler.Kısa bir sure sonra Amerikalı efkarlanır o da intihar etmek istediğini söyler.Bu arada Temel dayanamayıp: "Haçan ben de in-
tihar etmek istiyorum der.Nedenini sorduklarında ise
-"Benim sizin gibi o..çocuklarının yanında ne işim var"der.

Temel Uzaya Giderse

40 yıl sürecek bir araştırma için 3 astronot uzaya gönderilecekmiş.Sunlardan biriside Temelmiş.Gitmeden önce bunlara istedikleri birşeyleri yanlarında götürebilcekleri söylenmiş.Birisi "Ben 40 yıllık çikolata istiyoum"demş.Diğeri 2Bende 40 yıllık süt istiyorum" demiş.Sıra Temel'e geldiğinde "Bende 40 yıllık sigara istiyorum"demiş.Neyse bunlara istedikleri verildikten sonra uzaya gönrderilmişler.Aradan 40 yıl geçmiş.Bunlar dünyaya dönmüş.Uzay mekiğinden sırayla inmeye başlamışlar.Çikolata isteyen sapasağlam bir vaziyette inmiş.Ardından süt isteyende sapasağlam inmiş.Temel inmiş,yüzü gözü şişmiş bitkin bir vaziyette,bekleyenlere dönerek;
-Allah aşkına biriniz bi kibrit versin!

Temel ve Sevgilileri

Temel in 3 tane sevgilisi vardir.Biri ögretmen, biri doktor, biri de santralcidir.
Fakat ögretmenle evlenmeye karar verir. Bunu bilen arkadasi sorar "Niye
ögretmen de digerleri degil?" diye. Temel de ona döner:
-Ula der, bilmez misin doktorlar "bugün git yarin gel" der, santralci de "su an
mesgul daha sonra tekrar deneyin" der. Ama ögretmen ne der? Hadi bir daha
tekrarliyalim...

Banka Soygunu

Temel ile Dursun Amerika da yasarlarken paralari bitmis ve bir banka soymayi
kafalarina koymuslar. Gece yarisi olmus, Dursun ve Temel kapilari açip içeride
kasalari aramaya koyulmuslar. Temel bir kasa görmüş, açmislar ve içinden bir
kase muhallebi çikmis. E bu kadar ugrastik bosa gitmesin demisler ve bunu
Temel afiyetle yemis. Daha sonra bir kasa daha görmüsler ve onu da açmislar
bir kase muhallebi daha. Bunu da Dursun yemis. Tabii ikisi de sasirmis koca
bankada nasil para olmaz diye ve orayi terk etmisler.
Ertesi gün gazetelerde manset : "Dünyanin en büyük Sperm Bankasi soyuldu!..

Parasütçü Temel

Temel Nato da havaci olarak askerligini yapiyormus. Komutan askerlere
parasütle nasil atlanacagini ögretmis.
- "Uçaktan atlayinca birinci ipi çekeceksiniz. Parasüt açilmaz ise ikinci ipi
çekeceksiniz. Yine açilmadi, o zaman Meryem Ana ya dua edeceksiniz."
Temel uçaktan atlar. Birinci ipi çeker parasüt açilmaz, ikinci ipi
çeker yine açilmaz. O sırada yere yavas yavas süzülen komutaninin
yanindan geçerken sorar:
- "Komutanim, komutanim.. O karinin adi neydi